Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
[18:35] Artık bu işe bir son verilsin -- [17:37] Alaplı-Akçakoca Yolunda Trafik Kazası: 2 Yaralı -- [14:42] Bolu Dağı’nda yoğun kar -- [12:25] Bakan Özlü’den ayar -- [10:05] Nedim İşgören son noktayı koydu -- [09:48] Haber alamadığı reşit olmayan kızlarını Adnan Oktar'ın şovunda buldu -- [09:37] Kamyoncular Kooperatifinde Silahlar Konuştu... -- [09:35] Bugün vefat edenler 18.01.2018 -- [18:12] Yemenici Müjdeyi Verdi -- [18:01] Boşanmak istediği eşinin kaçırdığı kadın, ağabeyine attığı mesajla kurtuldu --
Yazarlar
BÜYÜKŞEHİR, BÜTÜNŞEHİR FİLAN…
Hüseyin AKSAKAL

Hüseyin AKSAKAL

27.10.2017
138 kez okundu.

Ne hikmetse birkaç yıl önce Düzce milletvekillerinden biri, Alaplı ve Ereğli’nin Düzce’ye bağlanmasıyla, bir büyükşehir kurulması önerisini attığında, Ereğli’de yaşayanlar ve Zonguldak’ta yaşayanlar dehşete düşmüştü.

Dehşetin kökeninde, daha dün, hatta en son kurulmuş küçücük bir vilayetin Cumhuriyetin ilk vilayetine, en önemli sanayi kentine böyle iştahla bakabilmesi cür’etine duyulan tepki yer alıyordu. Fakat aynı sıralarda, Eski Meclis Başkanı Köksal Toptan’a “Zonguldak’ın Bartın ve Karabük ile bir araya gelip, bir büyükşehir oluşturması” fikri sorulmuştu. Toptan, “Zonguldak için iyi olur ama Bartın ve Karabük’ün buna olumlu yanıt vereceğini zannetmem” mealinde bir cevap vermişti.

Yani anlayacağınız, o günlerde büyükşehir olmak—ki nüfusu 700 bini aşan iller büyükşehir olabiliyordu—aday vilayetlerin kamuoyu tarafından hevesle karşılanıyordu. Aradan beş yıl veya o civarda bir zaman geçmesinin ardından bir de ne görelim, aslında o gün düşündüğümüz birçok şey bir fanteziymiş!

***

Büyükşehir dediğiniz, merkezi bir belediyesi olan, vilayetin her tarafındaki ilçe belediyesinde yaşayanlara bu belediyece hizmet verilen, emlak vergilerini, su ücretlerini toplayan, imar kararlarını merkezde alan bir sistem.

Vilayet kavramını tamamen değiştiren bir yeniden yapılanma diyeceğim ama üniversite öğrencisiyken ne hikmetse sinemaya kaçmak için tüymediğimiz derslerden olan Kamu İdaresi dersinde, demokratik yapılanmanın en kolay adem-i merkeziye modeliyle, yani yönetim ile vatandaşın doğruca birinci elden karşı karşıya gelebildiği modele mümkün olabildiğini hatırlıyorum. Bu yaklaşım, hala dünyada en fazla kabul gören yaklaşımlar arasında yer alır.

Bunu bir örnekle açıklayalım. Uygulama ile Karadeniz Ereğli’nin Soğanlıyörük köyünde yaşayan bir vatandaş da belediye hizmetlerinden yararlanacak. Vergisini, harcını, şerefiyesini verecek. Kısaca burada yaşayan bir vatandaş Zonguldak Büyükşehir Belediyesine karşı çeşitli hak ve yükümlülüklerle donanacak.

Diyelim bu vatandaşın imar kararı alması gerekiyor. İhtilaflı paftalarda imar kararı çıkartmak için belli bir politik desteğe de gerek duyulur. İhtilafın diğer tarafı Zonguldak merkezde bulunan büyükşehir belediyesi olacağından, aynı desteği Zonguldak merkezde yaşayan bir kişinin bulabileceği kadar kolay bulamayacaktır Soğanlıyörük’te yaşayan bu kişi.

Büyükşehir belediyesinin kendisine yönelik zorlayıcı, haksız olduğunu düşündüğü uygulamalarına karşı koyabilmek için iki ayrı yerde yaşayan vatandaşın fırsat eşitliğine sahip olmaması anlamına da gelir bu durum.

Hizmet almada kimin avantajlı olduğunu ise tartışmaya bile gerek yok.

***

Bilindiği üzere Zonguldak üzerine analizde bulunurken, coğrafi olarak birbirine komşu bölgeler ayrı değerlendirilir. Mesela Merkez Grubu Zonguldak Merkez, Kozlu ve Kilimli ilçeleridir. Ova grubu, Çaycuma, Devrek ve Gökçebey’den oluşur. Ereğli ve Alaplı ise batı kısmını oluşturur.

Bu bölgeler, yeri geldiğinde milletvekili sıralaması, idari bazı konular gündeme geldiğinde birbirinden ayrı hareket ederler, ya da edebilirler. Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri yapıldığında, merkez grubunun kendi bölgelerinden birinin seçilmesi için lobi yapacağına, ova grubunun da coğrafi açıdan kendisine uzak olan ama nüfus yapısı açısından en büyük olan Alaplı-Ereğli grubuna karşı merkez grubunu destekleyeceğine kesin gözüyle bakabilirsiniz. Ereğli-Alaplı grubunun, büyükşehir modelinin aktif bir unsurundan ziyade, edilgen bir unsuru olacağına da öyle…

***

Şimdi bir de bütünşehir diye bir şey çıktı. Bütünşehirlerin ne olduğunu, büyükşehirden ne farkı olduğunu bilemiyoruz. Zira bu konu henüz muğlak. Fakat önemli bir fark olmayacağı anlaşılıyor. Büyükşehir demeyince, itiraz noktaları ortadan kalkıyor mu diye düşünüyorlar acaba? Eğer öyleyse, bu bile başlı başına bir itiraza gerekçe oluşturabilir. Zira iyi bir şey olsa, aynı şeyi ismini değiştirerek önümüze sunmaları gerekmezdi.

Ereğli-Alaplı açısından zorlu bir sürecin yaklaştığı bir gerçek. Bu sürecin sonunda görülen ışık, her projede Zonguldak ve ova grubunun şüpheci nazarlarından kurtuluşu sağlayacak bir çıkışa mı gider, yoksa o ışık aslında Ereğli ve Alaplı’ya çarpacak olan bir trenin farları mıdır anlamak için verilecek bir sınav var.

Sonucu, Ereğli-Alaplı siyaseti ve sivil toplumunun vereceği mücadele belirleyecek.

Facebook Yorumları
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzcerota.com sorumlu tutulamaz.

ÇOK OKUNANLAR

15.1.2018 17:14

İşgören,yeni kadrosuyla  genel kurula start verdi

14.1.2018 13:00

Türkiye şampiyonu ilgi bekliyor

12.1.2018 11:24

Akçakoca'da kaza 1 yaralı

16.1.2018 10:39

Akçakoca OSB tabelası yerine takıldı

18.1.2018 09:48

Haber alamadığı reşit olmayan kızlarını Adnan Oktar'ın şovunda buldu

15.1.2018 10:02

Akçakoca’dan geçecek demiryolu projesi ihaleye çıkıyor.

15.1.2018 10:25

ÇAĞSU HASTANESİ'NE TEPKİ

15.1.2018 12:32

Nazmi Kal,sert eleştirdi

18.1.2018 09:37

Kamyoncular Kooperatifinde Silahlar Konuştu...

NAMAZ VAKİTLERİ