Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
[18:35] Artık bu işe bir son verilsin -- [17:37] Alaplı-Akçakoca Yolunda Trafik Kazası: 2 Yaralı -- [14:42] Bolu Dağı’nda yoğun kar -- [12:25] Bakan Özlü’den ayar -- [10:05] Nedim İşgören son noktayı koydu -- [09:48] Haber alamadığı reşit olmayan kızlarını Adnan Oktar'ın şovunda buldu -- [09:37] Kamyoncular Kooperatifinde Silahlar Konuştu... -- [09:35] Bugün vefat edenler 18.01.2018 -- [18:12] Yemenici Müjdeyi Verdi -- [18:01] Boşanmak istediği eşinin kaçırdığı kadın, ağabeyine attığı mesajla kurtuldu --
Yazarlar
SOSYAL MEDYA HALLERİ…
Hüseyin AKSAKAL

Hüseyin AKSAKAL

10.8.2017
114 kez okundu.

Göreceksiniz bir gün gelecek, bugünlerin sosyal medya alışkanlıkları sosyolojik bir araştırma konusu olacak.

Belli bir yaş grubunun, belirli siyasal, sosyal inanç gruplarının özel bir durumu olsa üstünde belki bu kadar ciddiyetle durmaya gerek yoktu ama siyasetçisinden esnafına, gazetecisinden, işçisine, memuruna kadar hemen herkes bu çılgınlığın bir noktasında yerini alıyor.

Mesela, o güzelim dost sohbetlerinin mekanı olan meclisler, yerini cep telefonu veya tabletlerde bit bit bir şeyler arayan tiplerden topluluklara bırakıyor yerini. Herkes iletişim çağının olanaklarından yararlandığını varsayıp dünyanın bir ucunda birileriyle çetleşirken, burnunun dibindekiyle sohbet etmeyi ihmal eder hale geliyor.

Bu konuda yapılacak sosyolojik (Psikolojik de olabilir) araştırmanın sonucu ne olursa olsun, birey olarak evrende varoluşa bir katkı sağladığı sonucuna varmayacağı neredeyse şimdiden ortada.

***

Şöyle bir şey:

Adam köyde yaşamaktadır, fasulye ve domates yetiştirmekte ama bu hayat ona bir gömlek dar gelmektedir. En büyük özlemi şehre, ışıltılı sokaklara, asfalt yollara, apartman dairelerine ilişkindir. Orada kendisini daha huzurlu, daha mutlu bir hayat beklemektedir. En azından bizim örneğimizin zannı böyledir.

Varsayalım birisi bu umudu gerçekleştirirmiş olsun. Hatta asgari standartların üzerinde bir yaşama da kavuşmuş olsun. Köyde yürüyerek yaktığı kaloriyi koşu bandında yakmaya başlar. Her fırsatta kendini parka, yeşilliğin arasına atar. Hafta sonları piknikler, akşamları mangallar filan derken, bir gün kendini köyünü özler halde bulur.

Bu kişilerin ekonomik refah, itibar, iktidar gibi alanlarda daha da ilerlediğini varsayalım. Çoğu büyük ihtimalle kentin dışında, bir çiftlik evi, bir köy evi edinmenin kolayına bakacaktır. İyice yaş kemale erdiğinde içlerinden fasulye ve domates yetiştirenler çıkması da büyük olasılıktır. En mutlu olduğu meşgale, en baştakiymiş meğer…

Böyle kişilerin sayısı hakkında belli bir araştırma yok ama öyle azımsanacak bir miktar olmadığına inanabilirsiniz.

***

Sosyal medya da böyle bir şey işte…

Eskiden bayramlarda kartpostallar gönderilir, mektuplar yazılır, beklenirdi. Sadece mektup yazmak için beyaz ve çizgili kağıdın yanı sıra mavi, mor, pembe renkli envai türden kağıt üretilirdi. O kağıtların renginin ve deseninin bile manası olduğuna inananlar vardı.

Sonra telefon çıktı, televizyon, bilgisayar çıktı. İnternetin de icadıyla mektuplarla birlikte filatelist denilen pul kolleksiyoncuları da azaldı. Şimdi farklı coğrafi bölgelerdeki kişilerin birbirine mektup yazması için klavyeye veya ekran üstündeki tuşlara dokunması yeterli. Yazı italik olacaksa tek tuş. Kalın yazılacaksa tek tuş. Akrabaya, dosta, sevgiliye özene bezene yazılan, kimi zaman gül suyu damlatmak suretiyle kokulu hale gelmesi sağlanan, kimi zaman kokulu olarak satılan kağıtların üstünde oya işler gibi harfleri sıralamak gerekmiyor. Selam mı vereceksiniz. S lm yazmak yeterli. Yazı elle olabileceğinden güzel oluyor zaten. Hatır mı soracaksınız Nbr yazabilirsiniz. Ne haber demek oluyormuş bu.

Mahallenin odunu olarak tanıdığınız o adamın sosyal medyasından şairleri utandıracak, bilgeleri yaya bırakacak inciler dökülüyor. Normalde bir yayın kuruluşunun sorumluluğunu taşımak zorunda olmayanlar, ilgili ilgisiz birçok kişi hakkında itham edici yazılar yazabiliyor. Elifi görse mertek sanacak arkadaş kendisinin Galatasaray Lisesi Mezunu olduğunu yazabiliyor ve bunda bir yanlışlık görmüyor. Buralarda evlilerin bekar, erkeklerin bayan olarak kendini tanıttığı örnekler bile var. Dolandırıcılık işlerinin hatırı sayılır kısmı buralardan yapılıyor.

Son dönemde sosyal medya hesaplarını kapattığını söyleyen birçok kişiye rastladım. Belki de tüm organizmalar ve ulusların olduğu gibi teknolojik gelişmelerin de büyümesi, yetişkinliği, ihtiyarlığı ve ölümü oluyor.

Sosyal medya da bunun istisnası değil.

Facebook Yorumları
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzcerota.com sorumlu tutulamaz.

ÇOK OKUNANLAR

15.1.2018 17:14

İşgören,yeni kadrosuyla  genel kurula start verdi

14.1.2018 13:00

Türkiye şampiyonu ilgi bekliyor

12.1.2018 11:24

Akçakoca'da kaza 1 yaralı

16.1.2018 10:39

Akçakoca OSB tabelası yerine takıldı

18.1.2018 09:48

Haber alamadığı reşit olmayan kızlarını Adnan Oktar'ın şovunda buldu

15.1.2018 10:02

Akçakoca’dan geçecek demiryolu projesi ihaleye çıkıyor.

15.1.2018 10:25

ÇAĞSU HASTANESİ'NE TEPKİ

15.1.2018 12:32

Nazmi Kal,sert eleştirdi

18.1.2018 09:37

Kamyoncular Kooperatifinde Silahlar Konuştu...

NAMAZ VAKİTLERİ