Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
[18:35] Artık bu işe bir son verilsin -- [17:37] Alaplı-Akçakoca Yolunda Trafik Kazası: 2 Yaralı -- [14:42] Bolu Dağı’nda yoğun kar -- [12:25] Bakan Özlü’den ayar -- [10:05] Nedim İşgören son noktayı koydu -- [09:48] Haber alamadığı reşit olmayan kızlarını Adnan Oktar'ın şovunda buldu -- [09:37] Kamyoncular Kooperatifinde Silahlar Konuştu... -- [09:35] Bugün vefat edenler 18.01.2018 -- [18:12] Yemenici Müjdeyi Verdi -- [18:01] Boşanmak istediği eşinin kaçırdığı kadın, ağabeyine attığı mesajla kurtuldu --
Yazarlar
DÜŞÜNME ÜZERİNE
Gizem ÇANCI

Gizem ÇANCI

gizemcanci@hotmail.com

17.3.2017
738 kez okundu.

Uzun zamandır yazmak istediğim ama bir türlü fırsat bulup kaleme kağıda dökemediğim bir konuyu nihayet yazma ve sizlerle paylaşma fırsatı bulduğum için mutluyum. 17. Yüzyılın en sevdiğim filozoflarından biri olan Fransız filozof Rene Descartes in,‘ Düşünüyorum öyleyse varım’ içeriğini seçtim. Esas gerçeklik, varlığımızın esas unsuru , bizim içsel gerçekliğimiz düşünebilmek üzerine bir yazı seçtim.

Her şeyi düşünüyoruz, geçmişi, geleceği, şimdiyi, olabilecekleri, olumlu, olumsuz, umutlu, umutsuz ve her türlü durumu düşünüyoruz. Hatta birçok şeyi aynı anda düşünüyoruz. Milyonlarca düşünce üretiyoruz ve bu düşünceleri paylaşıyoruz, dilsel olarak ifade ediyoruz. Çok sevdiğim bir söz vardır : ‘ Ne söylediğimizin bir önemi yoktur, nasıl söylediğimiz önemlidir.’ Bu süreçlerin hepsi iletişim dediğimiz kavramın yapı taşlarını oluşturuyor. Düşündüklerimizi ifade ederken, anlaşılır bir dille aktarılması, açık ve duru olması da ayrı bir beceri nihayetinde. Ne düşünüyoruz, nasıl aktarıyoruz, düşüncelerimizin kaçta kaçı bizim ne anlatmak istediğimizi yansıtıyor veya aynayı tersten tuttuğumuzda karşı taraf bizim anlattıklarımızdan ne anlıyor, nasıl bir sonuç çıkarıyor.

Yeni insanları tanımanın, yeni insanlarla konuşmanın en güzel taraflarından biri , bembeyaz  bir kağıda yazı yazmak gibi , o kişinin zihin dünyasında önyargısız bir şekilde yerinizi almanızdır.

 

Sizi hiç tanımayan bir kişiyi sokaktan çevirip o an için düşündüklerinizi aktarmayı denediniz mi hiç? Bence denemeye değer. Neden sizi hiç tanımayan dedim, çünkü sizi tanıdığını zannettiğiniz insanlara belki de kendinizi, düşüncelerinizi hiç anlatamadınız ya da karşı taraf kendi algı ve düşünce dünyasının içindeki o dar çerçeveye sizi yerleştirdi.  Yerleştiğiniz o dar çerçeve ile böylelikle o kişinin düşünce dünyasındaki konsolun üzerinde yerinizi almış oldunuz.

 

Yani aslında düşünürken devamında anlatabilmeyi, anlaşılabilmeyi, üsluba uygun ifade edebilmeyi içeren zincirin halkalarını kurmuş oluyoruz. 

Varoluşun düşüncelerle kanıtlanabileceğini keşfeden Descartes’ e katılmamak mümkün değil. Çünkü dış dünyada gördüğümüz her şey bizi aslında aldatıyor ve yanılgıya düşmemize neden oluyor. Düşünce denen o öze, tıpkı elmanın dışarıdan parlak ve kırmızı görünmesine aldanmadan içindeki çekirdeğine bakmamız gerekiyor. Belki de ara sıra çevremizdeki insanlara, yakınlarımıza ne düşünüyorsun? Diye sormalıyız.  Belki de biraz daha meraklı, biraz daha sorgulayıcı düşünmemiz   lazımdır.  Düşünce denen o sonsuz gerçekliği kavrayabilmek adına   içsel bir yolculuk yapmamızın da çoktan zamanı gelmiştir kim bilir?

 

Facebook Yorumları
Okuyucu Yorumları

Ayşe sema canci

17.3.2017

Çok açık ve duru bir anlatım olmuş Elinize saglik

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzcerota.com sorumlu tutulamaz.

ÇOK OKUNANLAR

15.1.2018 17:14

İşgören,yeni kadrosuyla  genel kurula start verdi

14.1.2018 13:00

Türkiye şampiyonu ilgi bekliyor

12.1.2018 11:24

Akçakoca'da kaza 1 yaralı

16.1.2018 10:39

Akçakoca OSB tabelası yerine takıldı

18.1.2018 09:48

Haber alamadığı reşit olmayan kızlarını Adnan Oktar'ın şovunda buldu

15.1.2018 10:02

Akçakoca’dan geçecek demiryolu projesi ihaleye çıkıyor.

15.1.2018 10:25

ÇAĞSU HASTANESİ'NE TEPKİ

15.1.2018 12:32

Nazmi Kal,sert eleştirdi

18.1.2018 09:37

Kamyoncular Kooperatifinde Silahlar Konuştu...

NAMAZ VAKİTLERİ